29 Nisan 2010 Perşembe

mütemadiyen depresif....

Gecenin ağır kokusu üstümde…sen söylediğinden beri..elimdeki sigaramın dumanından bile daha bulanık içim..kafam karışık, sürrealist bi ressamın elinden çıkmış bi tablo gibiyim..hem gerçeğim hemde değil…uçuyorum, boşluktayım, düşüyorum….ellerini uzatıyorsun ama çok uzaksın…tutamayacaksın, sende biliyosun..

Çabalama!

Çok zor! Sen ne kadar büyük, ne kadar güçlü, ne kadar SEN de olsan…olmaz, yetmez…Olduğun yerden göremezsin ne kadar derin olduğunu…

Korkma!

Korkma, benim için üzülme…Zümrüd-ü Anka kuşuyum ben, her yanıştan sonra küllerimden doğarım..ama bilirim efsane dilden dile dolaşır, büyür..kimse bilmez belki de ben bile inanırım bi gün mutluluğa, kendi efsanemin sarhoşluğu tekrar kör eder aslında hiç açılmamış gözlerimi…

Acıma!

Sakın bir daha acıyarak bakma bana…Acıman acıtma olur batar yüreğime..Dağlama etimi! Sus! Daha fazla sarılma! Bakma gözlerimin içine! Başakların narin boynunu koparan orak gibi ellerin, DOKUNMA DAHA FAZLA…..

Ve GİTME!

Öylece kal! En son hatırladığım en mutlu anımda kal…Zihnimin sarı yapraklı hatıralarında…Küçük bi ışık olarak kal..Ve adımı söyle içtiğin her rakının ilk dublesinde..Ama içinden, sessizce..Çünkü canım, sen benim hiç olamayacağımsın..

KİMSE DUYMASIN!

23 Nisan 2010 Cuma

bir şiir ki....anlatması zor...

merhaba canım

"ben az konuşan çok yorulan biriyim
şarabı helvayla içmeyi severim
hiç namaz kılmadım şimdiye kadar
annemi ve allahı da çok severim
annem de allahı çok sever
biz bütün aile zaten biraz
allahı da kedileri de çok severiz

hayat trajik bir homoseksüeldir
bence bütün homoseksüeller adonistir biraz
çünki bütün sarhoşluklar biraz
freüdün alkolsüz sayıklamalarıdır

siz inanmayın bir gün değişir elbet
güneşe ve penise tapan rüzgarın yönü
çünki ben okumuştum muydu neydi
biryerlerde tanrılara kadın satıldığını
ah canım aristophanes

barışı ve eşek arılarını hiç unutmuyorum
ölümü de bir giz gibi içimde
ölümü tanrıya saklıyorum
ve bir gün hiç anlamıyacaksınız

güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum
düşüvericek ellerinizden ve
bir gün elbette
zeki müreni seveceksiniz
(zeki müreni seviniz)"

bu şiir bana bi arkadaşımdan geldi...gecenin geç bi saatinde kafayı kırmak üzereyken geldi..okuyunuz...afiyet olsun..

* adonis(t): züppe, yakışıklı genç aynı zamanda afrodit in ve persopone nin paylaşamadığı başka bi tanrının kendi kızından olan yakışıklı ölümlü...

*Aristofanes (Aristophanes), İsa'dan Önce 456 - 386 yılları arasında yaşamış bir komedya yazarıdır.

13 Nisan 2010 Salı

şu ramiz dayıya fena halde gıcık oluyorum...

Aslında gıcık olduğum tek şahıs o diil...Gözümün önünde ki en yeni örnek olduğu için bilhassa onu seçtim... Ramiz olmaz, Ali Rıza olur, o olmaz Ednan olur, Memati olur, Matmazel De Aylaynır olur..olur da olur...
Benim sinir olduğum durum bu kadar içimize işlemesi aslında.. Adlarına sayfalar kuruluyor, kafaları mümkün mertebe her türlü mahlukatın üzerine montajlanıyor, esprileri fıkraları yüzyıllık Temellerin, Dursunların, Adamın biri.. diye başlayan komikliklerin yerini alıyor.. Onlar gibi konuşup, onlar gibi davranıyoruz..Ve hatta kızlar Bihter gibi zıplaya zıplaya yürür, oğlanlarda ya Behlül gibi karıya kıza dalar, yada hırtlar vadisinde ki gibi en az üç leşi varmış tadında gezer oldular...
Hayır benim anlayamadığım şey; hangimiz gerçek hayatımızda öz be öz dayımızı dinledik ki, Ramiz Dayının sözlerini feyz alıyoruz..Sanal bi kahraman işte...Git dayı özlemi çekiyosan bi bayramda kendi dayının elini öp be deyyus...
Ne yapmaya çalışıyoruz? Gerçek dünyayla sanal dünyayı birbirine karıştırıp, gerçekte yapmaya cesaret edemediğimiz görevlerimi veriyoruz dizilerde ki süper kahramanlara? Tekdüze hayatlarımızı beyaz camda mı hareketlendiriyoruz? Toplumsal tabularımızı, mahremiyetlerimizi sahte yüzlerde, planlanmış hareketlerde, bol makyajlı duygularda mı bastırıyoruz? Hiç binemeyeceğimiz arabalara binip, hiç giyemeyeceğimiz kıyafetleri giydiğimizi sanıp, hiç sevişemeyeceğimiz süper herifleri ve karıları mı hayal ediyoruz? Kaç kadın evde kocasından dayak yediği, duygusal şiddete maruz kaldığı halde evini terk edemezken, o şaşalı hayatı bırakıp sevgilisiyle kaçmaya çalışan kadınları ayakta alkışlıyor..
Aslında kendi sorumun cevabını kendim vermiş oldum...O kadar mutsuzuz ki sanal mastürbasyonlarla kendimizi tatmin ediyoruz...Ama durum tehlikeli bi boyut alıyor...O aptal kutusunda gördüğümüz şeylere sahip olmak, öyle yaşamak istiyoruz..Mutluluğu havalı olmakta, zengin olmak ta, ünlü olmakta buluruz sanıyoruz.. Oyüzden de elimize geçiridiğimiz boktan bi kurusıkı bozmasıyla banka soymaya kalkışıp, yakalandığımızda nedenini şöyle açıklıyoruz:"Lüks bir cip alabilmek için..."
Bknz.: Bugün ki Gazeteler..

11 Nisan 2010 Pazar

zor olanı başardım..

Bi insana "Senden Nefret Ediyorum!" demek ne kadar zor bişey....
Ne kadar kendine güvenli ne kadar tötün kalkık, koltuklarının altı şiş bile olsa şu üç kelimelik mini mini cümle çıkamıyor ağzından...
Üstelik o insan seni kırmış, anlamamış, dinlememiş, duymamış, konuşmamış, konuştuğunda hırpalamış parçalamış bile olsa... Yahu.. sen diilmiydin "ben çok güçlü bi hatunum bana bi bok olmaz, kimseyi takmam, ille ben ben ben.."diyen... neden şimdi çıkmıyo ağzından...neden bi elinde telefon diğer elinde vicdan oturuyosun?
Hani senden değerli bişey yoktu? Hani sen bu dünyada tektin? hani şirretin tekiydin, seri laf sokardın, acımazdın, cevapları tokat gibi yapıştırırdın şaak diye?? Yok öle diilmişsin işte.. Bak kaç saat oldu hala diyemedin...
Ama merak etme yalnız diilsin.... O kadar çok ki "senden nefret ediyorum fobikler" etrafında.. hatta inan bana o kadar çok kişi o kadar çok kez sana karşı söylemeyi istedi ki bu lafı...onlar da korkaktı yuttular gitti; tıpkı senin paketinde kalan son sigaranı içip yatağında gözlerini kapattığın an yapacağın gibi, unuttular....
Bu kadar mı önemli karşında ki? Bu kadar mı yeri dolmaz, unutulmaz, atsan atılmaz satsan satılmaz? Bu kadar mı sinirden yeni manikürlenmiş tırnaklarını mahvetmene neden ?? Öyle demek ki...bak hala diyemedin...
Şimdi yatıcaksın...sabaha kadar dönüp duracaksın rüya labirentinde..Sabah olucak, kahveni içip sigarayı yakıp, telefonu eline alıcaksın ve uzuuun bi "dııııııınnnn" sesinin sonunda şöle diceksin
"alo, canım......"
Çünkü KORKAKSIN!!! Ve bu yüzden SENDEN NEFRET EDİYORUM!!!!

Hadi Hayırlı Olsun....

Canlarım, ciğerlerim...

Biliyorum uzun zamandır bekliyosunuz...ve en sonunda kıçımı kaldırıp beklentilerinize karşılık veriyorum..
Sizlerin de dediği gibi..bi insan her boku bilirde, neden insanlıkla paylaşmaz??? neden gelecek nesillerin gözünü açıp, toz pembe hayallerini yıkmaz???

Ve işte.....geldim..her ne kadar Mr. Muscle gibi havalı gözlüklerim ve kaslarım olmasada gününüzü bok eden kötü kokulu lekeleri temizlemek için yanınızdayım..tek yapmanız gereken tuvalet fırçanızı hazır edip beklemek...

Şimdi..bu sorununuzu da çözdüğüme göre ilk bildiğim(muhtemelen hayal gücümün ürünü) haltı yazana kadar..rahat rahat uyuyabilirsiniz..

Hadi kalın sağlıcakla...